Monthly Archives: Ekim 2010

KARADENİZ ARAŞTIRMALARI -Üç Aylık Bölgesel Akademik Dergi- SAYI 27 (GÜZ 2010)

24 Ekim 2010

KARADENİZ ARAŞTIRMALARI Üç Aylık Bölgesel Akademik Dergi SAYI 27 (GÜZ 2010)

Dergi hakemlidir ve 11 indeks tarafından taranmaktadır. Derginin bütün içeriğine ve eski sayılara www.karam.org.tr adresinden ulaşılabilir.

İÇİNDEKİLER

1- “Yeni Büyük Oyunun” Karadeniz Boyutu Bağlamında Gürcistan’ın NATO Üyeliği (Gökhan Özkan)

23- Uluslararası Güvenlik: Olmak ya da Olmamak (Inar Gitsba)

37- Bulgar Boylarının Orta İdil Bölgesine Göçü ve Novinkovsk Kurganları (Dinçer Koç)

59- Milli Mücadele Döneminde Türkiye’de Misyoner Okulları ve Misyonerlik Faaliyetleri (Serdar Sakin)

(daha fazla…)

Orta Asya’daki Etnik Yapı, Türk Lehçeleri ve Diğer Diller

24 Ekim 2010

Türklükte Usûl: Zeki Velidi Togan (Hayatı)

24 Ekim 2010

Zeki Velidi Togan, 10Aralık 1890 tarihinde Başkurt ilinde İsterlitamak’a bağlı Küzen köyünde doğmuştur. Togan soyadı onun beşinci nesil dedesi olan İş Togan’dan gelmektedir. Babası Ahmet Şah, annesi Ümmü’l-Hayat idi.

Daha ilk medrese tahsilini yaparken bir yandan da özel Rusça dersleri alıyordu. Öğretmen olan annesinden Farsça öğrenmeyi de ihmal etmiyordu. 1902 yılında orta tahsil için Ütek’e bulunan dayısı Habib Neccar’ın medresesine gitti. Buradaki öğrenimi sırasında Arapça dersler alarak dil bilgisini geliştirdi.

1908′de köyünden kaçarak Kazan’a gelip burada özel dersler aldı. Bu arada Katanov ve Aşmarin gibi bilginlerle tanıştı. 1909 yılında mezun olduğu Kasımiye medresesine ‘Türk Tarihi ve Arap Edebiyatı Tarihi Muallimi’ oldu. 4 yıl süren bu öğretmenliği sırasında1911 sonlarında yayınladığı Türk ve Tatar Tarihi adlı kitabı sayesinde meşhur olmaya başladı. Bu eserin iyi yankıları sayesinde Kazan Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyeti’ne Aza seçildi. (daha fazla…)

Zeki Velidi Togan

24 Ekim 2010

Türk milliyetçilerinin, ülkücülerin çok iyi bilmesi gereken isimlerden biri de Zeki Velidi Togan’dır. Türk milliyetçileri onu bilmelidir; çünkü o  “Umumi Türk Tarihi”  alanının en büyük uzmanıdır. Türk milliyetçileri onu bilmelidir; çünkü o Başkurtların ve Türkistan’ın bağımsızlığı için çarpışmış bir istiklal mücahididir. Türk milliyetçileri onu bilmelidir; çünkü o  “Türklüğün Mukadderatı Üzerine”  adlı eserinde milletimizin geleceği konusunda en isabetli değerlendirmelerde bulunmuş bir fikir adamıdır. Türk milliyetçileri onu bilmelidir; çünkü o 1944’teki  “Irkçılık-Turancılık”  davasının en önemli sanıklarından biridir. Ve nihayet Türk milliyetçileri onu bilmelidir; çünkü milliyetçilik ve ülkücülük yolu  “bilmek” ten geçer;  “tarihini bilmekten, dilini, edebiyatını, kültürünü bilmekten, özellikle Türkçülüğün tarihini ve bu tarihin unutulmaz isimlerini bilmekten”  geçer. Bilmeden, bilgi sahibi olmadan şuur sahibi de olunamaz, milliyetçi de olunamaz.

(daha fazla…)